Kürşat ve Kırk Çerisi – Efsane Hikayeler

2 Tem

Efsane hikayeler arasında yer alan bu hikayeyi tek solukta okuyacaksınız.

Kürşat ve 40 savaşçısı: O dönemde esaret altında olan bir toplumdu ve bir isyana karşı öncüydüler. Bu dava uğruna kendilerini öne süren ve saygı duyulan özgürlük savaşçıları olarak biliniyorlardı.
Kürşat ve kırk tane kıymetli kızının hikayesiÇin ve Türk kaynaklarında hemen hemen aynı şekilde geçmektedir. Çin kaynaklarına baktığımızda Kürşat Han’ın isminin farklı olduğu, ancak bazı kaynaklarda Kürşat ve 40 çeri, bazı kaynaklarda ise Kürşat ve 40 çeri olarak geçtiği görülmektedir. 7. yüzyılda yaşamış bir Göktürk beyi olan Kürşat’ın asıl adı Tiken’dir. Kürşat lakabı kendisine Kağan olan amcası tarafından verilmiştir. 621 yılına kadar süren savaşlar sonucunda Türk boylarının bir araya gelmesiyle Göktürkler daha da güçlenmiş ve zenginleşmişlerdir. O dönemde en parlak dönemlerinden birini yaşıyorlardı. Ta ki 621 yılında Çinliler komplo kurup hanlarını zehirleyene kadar. O günden sonra büyük Göktürk devleti çıkmaza girmiştir. Han’ın ölümünden sonra kardeşi yeni han olarak tahta çıkmıştır. Gelenek olsa da Çinli bir kadınla evlenmesi halk tarafından hoş karşılanmamıştır. Çünkü kadının zehirlenme olayında rolü olduğu biliniyordu. Kara Kağan’ın onunla evlenmesi Çinlilerin bu tür komploları sürdürmesine olanak sağladı. Çinlilerin yaydığı asılsız haberler, o yıl yaşanan kıtlık ve kuraklıkla birlikte bazı kabilelerin devlete karşı ayaklanmasına neden oldu. Bunu fırsat gören Çin büyük bir orduyla kuzeye saldırdı. 621 yılında yapılan savaşta Kara Kağan Çin ordusu tarafından yenildi. Yaklaşık 100 bin Göktürk Çinlilere esir düştü. Bu savaş sonucunda Doğu Göktürk devleti yıkıldı ve tamamen Çin koruması altına girdi. Kara Kağan’la birlikte olan binlerce Göktürk Çin’in başkenti Siganpu’ya sürgün edildi ve kendilerine ayrılan bölgede yaşamaya zorlandı. O dönemde Çin yaklaşık 50 milyonluk nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi olduğundan kuzeydeki Türkler sürekli tehlike altındaydı. Türkler bağımsızlıklarını ilan ederek bir Türk devleti kurmayı düşünmeye ve bu yönde çalışmalara başladılar. O sıralarda Kürşat da Çin ordusunda subay olarak görevlendirilmişti. Ancak ülkesi için savaşacağı günü hep heyecanla bekliyordu. Sonunda esaretlerinin 10. yılında Kürşat 40 yiğit adamını toplayarak bir ihtilal komitesi kurdu. Bu komitenin başına Kürşat getirildi. Tek şartları vardı: İhtilal başarılı olursa kendisi hükümdar olarak gösterilmeyecekti. Bu komitenin tek amacı Çinlileri anavatanlarından kovmak ve Türk esirleri kurtarmaktı. Saraydaki Göktürk askerlerinin de yardımıyla Çin hükümdarına danışman kılığında dolaşacaktı. Yaptıkları bir plana göre bir gece Çin hükümdarı dışarıdayken kendisi esir alınacak, karşılığında Kürşat’ın ağabeyi ve diğer önemli Türkler ve toprakları kurtarılacak ve Kürşat’ın ağabeyi Türklerin hükümdarı olacaktı. Sokak savaşıyla artık hükümdarı yakalamak kolaylaşmıştı. Planlarını uygulayacakları gece bir aksilik çıktı ve büyük bir fırtına koptu. İmparator o gece sarayından hiç çıkmadı. Kürşat ise o gece ihtilal yapılmazsa duyulacağını ve herkesin tutuklanacağını biliyordu, bu yüzden 40 kerubisi ile birlikte imparatoru sarayda yakalamak için harekete geçti. Saray kapısına gelen Kürşat ve 40 kerubisi, sayıları bini bulan Çin askerlerine saldırdı. O döneme ait kayıtlarda bu baskının ancak dışarıdan gelen takviye kuvvetlerle durdurulabildiği belirtiliyor. Göktürkler’den bir kısmı sarayda çarpışırken şehit düştü, sağ kalanlar ise Kürşat önderliğinde Bey Irmağı’na doğru gittiler. Amaçları ırmağı geçip kurtulmaktı. Şiddetli yağmur nedeniyle köprü çökmüştü ve geçmeleri mümkün değildi. Onları takip eden Kürşat ve 40 kerubisi Çin ordusuyla savaşa girdi. Sayıları bini bulan Türk yiğitleri birbiri ardına şehit düştüler. Bu çatışmadan sadece Kürşat kurtuldu. Çok geçmeden şehit düştü. 639 yılında karanlık ve fırtınalı bir gecede Kürşat ve Kırk Çeri olarak adlandırılan 41 cesur Türk, Çinlileri çok korkutan akıl almaz bir saray baskını düzenledi. İmparatorun yakalanmaktan kıl payı kurtulması saray ve halk arasında büyük bir panik ve korkuya neden oldu. Kürşat ve 40 çerisinin yaptığı devrim sonucunda Çinliler, esir alınan tüm Göktürkleri serbest bırakmak zorunda kaldılar. Tüm Türk illerinde Kürşat ve 40 savaşçısının hikayesi Ağızdan ağıza yayılmaya başlayınca, özgürlük rüzgarları esmeye başladı. Büyükbaba korku hikayeleri arasında Kürşat ve Kırk Kiraz’ın HikayesiUmarız bir çırpıda okursunuz.
Başka bir hikaye okumak ister misiniz?